Hoca nin cok sevdigi hanimi vefat eder. Bu durum,
Hoca da büyük üzüntü
meydana getirir. Herkes
Hoca nin bu üzüntüsünün uzun bir süre devam
edecegini zanneder
ama hic de öyle olmaz. Hoca
, bir hafta sonra eski haline döner. Eskisi gibi neseli
görünmeye baslar.
Bir müddet sonra, H oca nin esegi ölür. Bu sefer,
dünya Hoca ya zindan
olur. Yemeden icmeden kesilir.
Bunu görenler,
Hocanin hanimina vefasizlik ettigini düsünür,
catmak icin bahane
ararlar.
Bir gün bir kac dostu
toplanip Hoca yi ziyaret ederler.
Bu arada
söyleyeceklerini de söylerler.
-Hocam, gecen ay hanimin vefat etti, bir kac gün icinde
normale döndün. Bir
hafta önce esegini kaybettin, yemeden
icmeden kesildin,
halâ kendine gelemedin. Nedir bu isin sirri,
diye sorunca Hoca
kaslarini catar ve ciddi bir tavirla cevap verir:
Hanimim vefat ettigi zaman, daha cenazeden dönerken es dost,
“Üzülme Hoca, biz
sana daha iyisini buluruz. Seni
evlendiririz
.“gibi laflar edip güya teselli ettiler. Halbu ki esegim
öleli bir
hafta oluyor daha
kimse, cikip da
“Hocam sana yeni bir esek alalim
.” Demedii gibi daha önce verdikleri sözüde tutmadilar.
Böyle sahte
dostluklar, yalanciteselliler karsisin da
ben üzülmeyeyim de kimler üzülsün